3. çeyrekte tekrar büyüme patikasına dönen Türkiye, 2019'u %0.7 büyümeyle kapatabilir

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 3. Çeyreğinde yıllık bazda %0,9 büyüdü (Konsensüs:+%1,0, Gedik Yatırım: +%0,6, 3Ç18: +%2,3). Bu veriyle birlikte Türkiye Ekonomisi, yıllık

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 3. Çeyreğinde yıllık bazda %0,9 büyüdü (Konsensüs:+%1,0, Gedik Yatırım: +%0,6, 3Ç18: +%2,3).

Bu veriyle birlikte Türkiye Ekonomisi, yıllık bazda, üst üste 3 çeyrek dönem kaydedilen daralmanın ardından yeniden büyüme patikasına dönmüş oldu.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi 3Ç19’da geçen yılın aynı çeyreğine göre %0,6; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre %0,4 büyüdü. Böylelikle, çeyrek dönem bazında üst üste 3. çeyrek dönemde de büyüme kaydedildi. Ayrıca, 1Ç19 ve 2Ç19 dönemine ait yıllık ekonomik büyüme verileri sırasıyla -%2,3 (Önceki: -%2,4) ve -%1,6 (Önceki: -%1,5) olarak revize edildi.

Hesaplamalarımıza göre cari fiyatlarla dolar bazlı GSYH rakamı 2018 yılı sonundaki 789 milyar dolar seviyesinden 3Ç19 döneminde yıllıklandırılmış (son 4 çeyrek) rakamlarla 728 milyar dolar oldu (2Ç19: 710 milyar dolar). Benzer şekilde kişi başına GSYH da 2018 sonundaki 9.693 dolar seviyesinden 3Ç19 itibariyle 8.843 dolar seviyesine geriledi (2Ç19: 8.618 dolar).

3Ç19’daki büyümenin belirleyicisi stoklar ve iç tüketim olurken, yatırımlar ve net dış ticaret büyüme rakamını sınırladı. Yıllık büyümenin detaylarına harcama bileşenleri tarafından bakıldığında, 5 çeyrek dönem sonra ilk defa stokların ve 3 çeyrek dönem sonra da hanehalkı harcamalarının olumlu katkı verdiği görülüyor. Ayrıca, uzun bir süredir olduğu gibi kamu harcamalarının da büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğü söylenebilir.

Bunlara ek olarak, ekonomik büyümedeki yavaşlamanın başladığı 2Ç18 döneminden bu yana büyümeye pozitif katkı veren net dış ticaret (ihracat – ithalat) 3Ç19 döneminde sınırlı da olsa negatif katkı verdi. Bu durum, 3. çeyrek dönem itibariyle ithalatın ihracatın üzerinde büyüme kaydetmesinden kaynaklandı. Diğer taraftan, yatırımların (inşaat ve makine-teçhizat yatırımları) 2018 yılı 3. Çeyreğinden bu yana olduğu gibi daralmayı sürdürdü.

Üretim bileşenleri tarafından bakıldığında ise inşaat haricindeki tüm sektörlerin büyüme pozitif katkı verdiği görülmekte. İmalat sanayiinin 3 çeyrek dönemin ardından büyüme kaydetmiş olması ve önceki çeyrek itibariyle hizmet sektöründe gözlenen toparlanmanın bir miktar momentum kazanmış olması da dikkat çekici diğer noktalar olarak not edilebilir.

Pozitif baz etkisi ve öncü göstergeler pozitif büyüme rakamlarının süreceğini işaret ediyor. Açıklanan son büyüme rakamları ekonomik büyüme tarafında dipten dönüşün 3Ç19 itibariyle başladığı beklentilerini teyit etmekle birlikte, yeniden potansiyele yakın, sağlıklı-sürdürülebilir bir büyüme eğiliminden söz etmek için bir miktar erken olduğunu düşünmekteyiz.

Bu anlamda, başta makine teçhizat yatırımları olmak üzere yatırımlar tarafındaki daralmanın sonlanması ile ekonomide beklenen toparlanma sürecinde net dış ticaretten gelecek katkının sınırlı negatif düzeylerde kalıp kalmayacağı ve/veya pozitif seviyelere geçip geçmeyeceği takip edeceğimiz önemli göstergeler olacak. Ancak, bu beklentimiz önümüzdeki süreçte daha yüksek büyüme hızları gözlenmeyeceği anlamına gelmemekte olup; aksine, mevcut görünüm ve eğilimler itibariyle en azından gelecek 2-3 çeyrek dönem boyunca rakamsal bazda yıllık büyüme hızının potansiyel büyüme seviyelerinde (hatta üzerinde) gerçekleşmesinin sürpriz olmayacağını söyleyebiliriz.

Bu görüşümüzün ana gerekçeleri olarak; (1) olumlu baz etkileri –ki 3Ç19’daki %0,9’luk artışta da katkısı söz konusu– (Türkiye Ekonomisinin 4Ç18, 1Ç19 ve 2Ç19 dönemlerinde yıllık bazda sırasıyla -%2,8, -%2,3 ve -%1,6 oranlarındaki büyüme, diğer ifadeyle daralma, 4Ç19, 1Ç20 ve 2Ç20 dönemlerinde olumlu baz etkisi oluşturacak), (2) TCMB’nin yılın ikinci yarısında (25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim’deki son 3 PPK toplantısında toplam 10 puan faiz indirimi) gerçekleştirdiği önden yüklemeli faiz indirimlerinin gecikmeli etkileri (para politikasında yapılan değişiklikler reel ekonomiye ilişkin göstergelere yaklaşık 3-6 ay gecikmeli olarak yansımakta) ve (3) öncü büyüme göstergelerinde genel olarak gözlenen yukarı yönlü eğilim olarak belirtilebilir.

Ekonomik büyüme açısından kısa-orta vadeli en önemli risk unsuru siyasi/jeopolitik belirsizlikler ile toparlanmakta olan beklentileri/güveni etkileyebilecek ölçüde oynaklık artışı olarak not edilebilir. 2019 yılının tamamı için +%0,7 seviyesindeki büyüme tahminimizi korumayı sürdürüyoruz


Kaynak: Gedik Yatırım


Hibya Haber Ajansı

334
Okunma